21. Temmuz 2007

Androjenler Ve Ankilozan Spondilit

Androjenler ve Ankilozan Spondilit : Patogenezde bir rolü var mı ?: Ankilozan spondilitin (AS) görülme sıklığı ve ciddiyeti, erkeklerde baskınlık gösterir ve androjenik steroidler, bu rahatsızlığın etyolojisinde itham edilmiÅŸlerdir. Bazı raporlar, serum androjen seviyelerinin, kontrollere göre AS’li hastalarda östrojen seviyelerine baÄŸlı olarak hafifçe yükseldiÄŸini göstermiÅŸtir.

 

Fakat, daha yakın geçmiÅŸteki çalışmalarda serum testosteron, 17 – beta progesteron ve androstenediyon seviyeleri, AS hastaları ve kontroller arasında belirgin derecede bir farklılık göstermemiÅŸtir. Ayrıca, doÄŸrudan serumdan ölçülen testosteron seviyeleri, özellikle fenilbütazon kullanan hastalarda yanıltıcı bir ÅŸekilde artabilir. AS’li hastalarda adrenal steroidlerin, 17 – alfa hidroksiprogesteronun ve dehidroepiandrosteronun (DHEA) serum seviyelerinde artış tesbit edilmiÅŸtir. Bu artışlar, kısmen 11 – beta ve 21 – hidroksilaz eksiklikleriyle açıklanabilir, fakat geniÅŸleyen bir stres cevabına da baÄŸlı olabilir. Hayvanlar ve insanlar üzerinde yapılan çalışmalar kadar in vitro çalışmalar da, DHEA’nın AS’nin patogenezinde rol oynayabilecek hücre aracılı immün cevabı artırdığını ve 17 – beta östradiolün ve progesteronun bunu engellediÄŸini göstermektedir. Kadın hastalara ağızdan östrojen tedavisi ve AS’li erkek hastalara hCG enjeksiyonu, 17 – beta östradiol / testosteron oranını artırmıştır ve orta dereceli bir klinik ilerlemeyle neticelenmiÅŸtir. Sonuçta, ankilozan spondilitli hastalarda serum testosteron seviyeleri yükselmemiÅŸtir. Dolayısıyla, testosteronun uzun dönemli ankilozan spondilitin devam etmesinde muhtemelen bir rolü yoktur ve antiandrojenik tedavi için bir destek saÄŸlamaz. Fakat kesitsel vaka kontrol çalışmaları, özellikle de kan örneklemesi AS’nin ortaya çıkmasından yıllar sonra yapılmışsa, etyolojik faktörleri ikincil faktörlerden ayırt edemez. Neticede, cinsiyet steroidlerinin patogenezdeki rolü, hâlen yeterince açıklanmamıştır.

GiriÅŸ :

Ankilozan spondilit (AS), öncelikli olarak sakroiliyak eklemleri ve omurgayı etkileyen kronik enflamatuvar bir hasatalıktır. Sıklıkla, çevresel eklemlerin simetrik olmayan artritiyle ve anteriyor uveitisle birliktedir. AS, aynı zamanda psöriyatik artritin ve enflamatuvar barsak hastalığındaki sakroiliitin bir alt kümesi olan reaktif artriti de içeren spondiloartropatiler grubuna aittir. AS’de, oldukça fazla bir erkek çoÄŸunluÄŸu vardır ve ciddiyeti, erkeklerde daha fazla açığa çıkma eÄŸilimindedir. MHC – Sınıf 1 molekülü olan HLA – B27, diÄŸer ırsi faktörler, çevresel etkiler ve bakteriyel enfeksiyon da, AS’nin patogenezinde rol oynar gibi görünmekle birlikte, bunlar cinsiyetler arasındaki çarpık dağılımı henüz açıklamamaktadır. AS erkekleri çok daha sık ve kadınlardan daha ciddi etkilediÄŸi için, (testosteron, 5 – alfa dihidrotestosteron, androstenediyon, DHEA ve DHEAS gibi) androjenlerin erkeklerdeki ve belki de kadınlardaki patogenezle baÄŸlantılı olduÄŸu öne sürülmüÅŸtür. Kadınlarda, adrenal korteks androjenlerin önemli bir kaynağıdır. DHEA ve sülfatlanmış konjügesi olan DHEAS, hem erkek ve hem de kadın yetiÅŸkinlerde en fazla bulunan androjenik adrenal steroidlerdir. DHEA, zayıf androjenik etkinlikten sorumludur ve testosteron ve 17 – beta östradiol için bir öncül olarak görev yapar.

Henüz Yorum Yapılmamış!

Yorum Yaz!