21. Temmuz 2007

Ribonükleik Asit

Ribonükleik asit ,nükleotidlerin ard arda yerleÅŸmesiyle birleÅŸmiÅŸ tek diziden oluÅŸan (DNA nın tek sarmal zincirinden biri gibi) yüksek kaliteli moleküldür. Nükleotid dizisinde ÅŸeker ribozdur, azotlu bazlar ise adenin, sitozin, guanin ve urasildir. DNA molekülünden farkı Timin yerine Urasil olmasıdır. Yapı ve fonksiyon olarak birbirlerinden ayrılan 3 tür RNA molekülü vardır.

m-RNA

DNA molekülünde lokalize çözülme ile kopyası çıkarılan moleküllerdir. RNA polimeraz adlı enzim ile DNA dizisindeki genlerin ÅŸifresi mRNA ÅŸeklinde oluÅŸturulur. DNA nın her bazına RNA zincirindeki tamamlayıcı baz karşılık gelir, böylece her Adenin’e bir Urasil, her Guanin e bir sitozin nükleotidleri ve bunun tam tersi kombinasyonda dizilimler oluÅŸturulur. Mevcut bir genin bilgilerini ihtiva eden mRNA molekülü hücre çekirdeÄŸinden ayrılarak sitoplazmadaki ribozomlara varır ve bilgilerini iÅŸlemeye baÅŸlar. mRNA lar DNA da yazılı genetik kodun karşı bir tipini oluÅŸturur. Bu ÅŸekilde birleÅŸtirilmiÅŸ RNA molekülü, tıpkı bir fotoÄŸrafın pozitifi ve negatifi gibi kalıtım mesajının karşı tip halindeki eÅŸidir. Bu mesaj daha sonra sitoplazmada ribozomlar sayesinde çözülebilecek ve taşıyıcı RNA sayesinde amino asit birleÅŸimi için kullanılacaktır.

mRNA nın keÅŸfi Fransız ve Amerikan araÅŸtırmacıların çalışma ürünüdür. Fakat buna ait kavramı 1961’de kesinlikle belirleyenler, Fransız biyologları Jacob ve Monod’dur.

r-RNA

Ribozomal RNA;ribozomlar sitoplazma içine dağılmış küresel yapılardır. Proteinler ve ribozomal RNA denen özel bir RNA çeÅŸidinden oluÅŸurlar. Türe göre ribozomun %40 ila %60ını bu moleküller meydana getirir. Ribozomların rolü haberci RNA da yazılı genetik kodu çözmektir.

t-RNA

Taşıyıcı RNA; 70 ila 80 nükleotidli bir moleküldür. Zincirin bir ucu sitozin–sitozin–adenin (CCA) ve diÄŸer ucu guanin (G) ile son bulur. Ayrıca yapısında nadir bazlarda yer alır. Biçimi 3 yapraklı yonca yaprağı ve molekülün iki ucundan oluÅŸan bir ‘’Sap’’ biçimidir.

tRNA nın rolü hücre ortamındaki amino asitleri ,mRNA tarafından kurulan protein montaj zincirine doÄŸru taşımaktır. Åžu halde her tRNA belirli bir amino asit için özgüldür. Bu özgüllük molekülün, bütün tRNA larda bulunan CCA bölümünün hemen önündeki ucunda yazılıdır. tRNA ve onun amino asidi bir tRNA–aminoasit bileÅŸiÄŸi oluÅŸturur. Her an sitoplazma her amino aside karşılık gelecek böyle bileÅŸiklerden yedekler bulundurmaktadır.

tRNA da yoncanın yapraklarından biri üzerinde bir baz üçlüsünden oluÅŸan özgül bir baÅŸka bölge daha vardır. Bu üçlü amino aside özgüldür ve mRNA üzerindeki ilgili kodunun bir ‘’antikodon’’unu oluÅŸturur,Yani onun karşı-tipidir.

Ribozom tRNA üzerinde kayıtlı kodu iÅŸlerken ,onun her kodonda ‘’durduÄŸu’’ ve o belirli anda ,bir tRNA ya iliÅŸkin antikodona takıldığı düÅŸünülebilir. Böylece tRNA lar, mRNA tarafından ÅŸaÅŸmaz bir düzene, yani genetik koda göre kurulmuÅŸ montaj zinciri üzerinde arka arkaya gelecek ve yeni koda göre amino asitlerin birbirlerine takılmalarını saÄŸlayacaktır. Bir defa kullanıldıktan sonra her tRNA yeni bir amino aside baÄŸlanır ve onu polipeptid zincirinde dizmeye koyulur.

İşte RNA molekülleri 20 çeÅŸit aminoasitin çeÅŸitli sıra ve sayıda dizilimini oluÅŸturarak protein dediÄŸimiz yapıları oluÅŸturma mekanizmasının yani protein sentezinin baÅŸrolünü oynar.

Henüz Yorum Yapılmamış!

Yorum Yaz!